Ayder Yaylası

Herkese çok beğendiğim Mesut Ersoy’un yazısını sizinle aşağıda paylaşmak istedim umraım sizlerde beğenirsiniz.

Rize’nin Çamlıhemşin ilçesinde Kaçkar Dağları Milli Parkı bölgesinde bulunan Yaylasına Fırtına Deresini takip ederek rahatlıkla gidilebiliyor. Gün içinde yapmayı planladığımız etkinliğine geç kaldığımızdan katılamazsakta Timisvat Köprüsünün yanında bulunan Osmanlı Retaurant tesilerinde mola vererek yapanları izledik ve tesis personeli tarafından eğitim fomatında hazırlanan tulum eşliğindeki hemşin horonuna eşlik etme fırsatı bulduk.

Bu gezidede yine rafting yapamadım ve izlemekle yetindim. Amatör, orta ve zor gibi birkaç kategoriden oluşan rafting parkurları bulunan bölgede videodan anlaşılacağı gibi amatör parkur çok zor gözükmüyor. Umarım birdahakine rafting yapabilirim diyerek yola devam ediyoruz.

Dağlardan gelen kaynak sularla beslenen ve olağanüstü bir güzelliğe sahip yolunu bitirerek Ayder yaylasına ulaşıyoruz. 2010 yılında yaylaya yaptığım gezide yozlaşmayı, bozulmayı, doğanın katledilmesinin izlerini görmüştüm. Bu gezimde korku ve endişerimin ne yazık ki gerçekleştiğini ve artık bu yaylanın daha fazla tahrip olamayacağını düşünerek üzüntümün kat ve kat arttığını hissettim.

1350 rakımdaki yayların şahı Ayder artık turistik eğlence mekanları, beton yapılara ahşap giydirme tekniği ile dolu evleri, İstanbul trafiğini aratmayan otopark ve trafik sorunu, yayla düzlüğünün neredeyse zor görüldüğü, gürültüsü, aşırı kalabalığı ile ünllü bir yayla ünvanını almış oldu benim gözümde.

Yaylada çok az sayıdaki gezilecek ve görülecek yeri çabucak ve sıkılarak gezdikten sonra konaklayacağımız otele geçtik ve daha sonra akşam yemeği için tercih ettiğimiz Natura otele doğru yürümeye başladık. Konaklamayı da Natura otelde yapacaktık ama maalesef yer kalmamıştı ve sadece yemek ve eğlence için rezervasyon yapmıştık. Natura oteli tercih etmemizdeki en önemli etken lezzetli yöresel yemeklerinin olmasıyla beraber yöresel eğlencesi ve otel sahibinin muazzam misafirperliğiydi. Yanılmadığımızı görmek bizi oldukça mutlu etti. Yemekleri, canlı müziği ve yine öğrenmeli ve uygulamalı hemşin horonu çok keyifliydi.

Ayder için çok daha güzel şeyler yazmak isterdim ama maalesef yayla sakinleri yaylarına sahip çıkamamışlar ve kısa günün karını düşünerek yayla turizmini uzun vadede yok etmeyi tercih etmişler. Bu yaylayı hiç görmeyen, bu kadar doğal güzellik yeter birazda eğlenelim diyen ve zaten bölgeyi gezmek için orda bulunan kişiler için belki görülmeye değer olabilir fakat ruhunu dinlendirmek isteyen, doğal güzellik ve huzur arayan kimseler için üzülerek belirtmek isterim ki bu yayla sadece vakit kaybı. Ayder Yaylasının çok daha yukarısında bulunan muazzam güzellikteki Aşağı kavrun ve Yukarı kavrun yaylaları gezimi bir sonraki yazıma saklıyorum.

Ayder-Yaylası-2 Ayder-Yaylası

0 Comments

Add Yours →

Bir cevap yazın